30 Temmuz 2012 Pazartesi

2 yaş partisi

Kuzumun doğum günü partisinin üzerinden tam 1 ay geçti.Ben anca fırsat bulabildim yazmaya.Yazmasam unutulup gidecek herşey.
Benim küçük kızım artık 2 yaşında.Malum 2 yaş sendromuna da girmiş bulunmaktayız hayırlı uğurlu olsun.O da ayrıca uzun uzun anlatılacak bir mevzu.Zira evde durumlar pek fena.
Gelelim kuzumun 2 yaş partisine.Günler öncesinden konseptimizi belirlemiştim.Hello kityli olacaktı herşey.Hatta tüm süslemeleri hazırlamıştım.Ancak son dakikada babamız pastayı kızımızın isteği üzerine pepee'li yaptırmaya karar verdi.Bana da ok demek kaldı.Pastayı gören Ece sevinçten havalara uçtu.İyiki eşimi dinlemişim.İşte partimizden birkaç kare
Annesi ve babasının birtanesi


Misafirlerimiz için hazırladığım küçük çerçeveler


pastamız



11 Temmuz 2012 Çarşamba

Tatil

Herkesin olduğu gibi benim de bu sıcaklarla başım belada.Canım hiç birşey yapmak istemiyor.Yazılacak bir sürü şey birikti yine.Epey olmuş yazı yazmayalı.Bu süreçte biz tatile gidip geldik.Kızımın doğum gününü kutladık vs vs Hepsini ayrı ayrı postlarda anlatacağım inşallah.
15 gün önce Altınolukta tatildeydik.İnsanın hiç dönesi gelmiyor açıkcası.İstanbul'a geldikten sonra iki gün adapte olamadım.Annemlerle birlikte tatil yapacağımız için ev kiralamaya karar verdik.İnternette kısa bir araştırma sonucu Altınoluk ve Güre arasında Serhattepe'de çok güzel bir villa buldum.Denize nazır kocaman bir terası vardı.Manzaraya bayıldık.


Eşim gider gitmez terasa Ece hanıma özel bir hamak kurdu.Havuzunu da yanımızda götürmüştük.Onu da doldurup içine ördeklerimizi attık.
Denize girmek için Güre'yi tercih ettik.Körfez tatil köyünün önünde bir plaj var.Diğer yerlere göre daha güzel.Üstelik ağaçlık olması da tercih sebebimiz oldu.Annem denize girmediği için ağaçların altında Ece'yle ilgilendi ben de rahat rahat denize girmiş oldum.
Geçen yıl denizden zor çıkarttığımız sevgili kızım bu sene huysuzluk yaptı.Ne yaptıysak onu denize sokamadık.Korkmuş kuzum benim.Kumlarla oynamayı tercih etti.Denizden korkunca havuza da girmedi.Ördeklerini yüzdürerek vakit geçirdi.
Biz eşimle tatilde gezmeyi,yeni yerler görmeyi daha çok seviyoruz.Bütün gün şezlonga uzanıp güneşlenmek bize göre değil.Genelde sabahtan denize girdik.Öğleden sonra da gezdik.İlk önce Şahindere kanyonuna gittik.Oksijen deresi olarak da bilinen bu yer astım hastaları için birebirmiş.Bölgenin hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken,denizden aldığı iyot kokusunu dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi yapıyormuş.Derenin suyu ise buz gibi.İçinde uzun süre kalamıyorsunuz. Ece'nin hasta olmasından korktuğum için onu hiç sokmadım.
Diğer günlerde de Altınoluk köyü,Ayvalık-Şeytan sofrası,Cunda adası,Hasan boğuldu-Sütuven şelalesini gezdik.7 gün bize yetmedi.Çocukla olunca rahat rahat gezilemiyor maalesef. Her gittiğimiz yerde Ece'nin peşinde koşmaktan eşim bitap düştü.Neyse ki çok fazla huysuzluk yapmadı.Tatilimizin en güzel tarafı ise Ece'nin tatil boyunca erken saatte kendi kendine uyuması oldu.Kaz dağlarının mis gibi havası kuzuma da iyi geldi.Annesini uyku konusunda hiç üzmedi.İstanbul'a dönünce herşey eskiye döndü maalesef.
Tatilimizden birkaç kare;
Cunda güzeli


şeytanın ayak izi

Ayvalık-şeytan sofrası

Gömeç-Atatürk kayalıkları

Sütuven şelalesi