23 Eylül 2012 Pazar

Parmak boyalarıyla tanıştık

Boya kalemleriyle resim yapmayı çok seven kızım bir gün bana ''annecim bana tuyuncu pamak boyası alır mısın'' dedi.Bu çocuk parmak boyasını nerden biliyor ki diye düşündüm.Meğer izlediği çizgi filmde çocuklar parmak boyasıyla resim yapıyorlarmış.Tamam alırım kızım dedim.O günden sonra sık sık bunu bana hatırlattı.15 gün önce eşimle alışverişe çıkmıştık aklımıza geldi ve aldık.Özellikle içinde tuyuncu renk olmasına özen gösterdik:)
 Ancak fazlasıyla titiz olan ben ortalığı batıracak diye boyaları bir türlü çocuğun önüne koyamadım.Ece yine isteyince tamam dedim ve gerekli tüm önlemleri alarak boyaları açtım.Neyse ki korktuğum gibi olmadı.Evladım alışmış annesinin titizliğine kendi elleri ve kolları dışında hiçbir yere boya bulaştırmadı.Bundan sonra rahat rahat verebilirim eline.İyi ki almışım ikimizde çok eğlendik.


                        Bu gülümseme herşeye değer,varsın batsın ortalık...


22 Eylül 2012 Cumartesi

Memeye elveda

Emzirmenin ve anne sütünün önemine inanan bir anne olarak Ece'yi 2 yaşına kadar emzirmeye karar vermiştim.Ve emzirdimde.Ancak ayırmak hiç kolay olmadı.Birkaç defa girişimlerim başarısızlıkla sonuçlandı.Yara bandı yapıştırdım söktü attı,salça sürdüm ıslak mendili alıp sildi.
Haftaya Ece 27 ayını doldurmuş olacak.Artık acilen memeden ayırmam gerekiyordu.1 haftadır ''kızım sen artık büyüdün,memeyi bebekler emer'' diye telkine başladım ve gündüz keyfine son verdim.Son 3 gündür geceleri de tamamen kestim.Kırmızı boya sürüp,meme uff olmuş doktora gideceğim kızım dedim.Başta yine itiraz etti.Ben krem sürerim geçer annecim dedi.Off çok acıyor deyince yanaşmadı.İlk iki gecemiz felaketti.Sabah kadar ağlama krizlerine girdi.Ayakta sallanmaktan nefret eden bir çocuk olduğu için çok zor uyuttum.Dün 3.gecemizdi.Neyse ki olaysız geçti.Yanıma yatıp sıkıca bana sarıldı ve uyuyakaldı.Çok şükür bunu da atlattık.
Benim en büyük hatam; daha bebekken emerek uyumasına izin vermek oldu.Bu alışkanlığından bir türlü vazgeçiremedim.Bu bana ders oldu.Allah nasip eder de ikinci bir çocuğum olursa buna izin vermeyeceğim.

Artık sıra tuvalet eğitiminde.

11 Eylül 2012 Salı

Şükürler olsun

Nihayet kuzum iyileşti.Uzun sürmedi hastalığı.2 günde atlattık.Bugün doktorumuza kontrole gittik.Tüm tahlillerimiz temiz çıktı.Demir eksikliğimiz de yokmuş çok şükür.Yalnızca boy sorunumuz var.Baba tarafı biraz kısa olduğu için genetik.Yaşıtlarına göre daha kısa.Doktorumuz düzenli beslenme,iştahsızlığına karşılık ek besin takviyeleri ve vitaminlerle ayrıca ileride çocuğu spora yönlendirmemizle yaptığı hesaplamalara göre +5 cm fark edeceğini söyledi.Çok da sorun etmiyorum yeter ki sağlığı yerinde olsun aşkımın.


9 Eylül 2012 Pazar

26.ay doktor kontrolümüz

Kuzumu, geçtiğimiz perşembe günü genel bir kontrol için doktora götürdüm.En son 18 aylıkken doktor yüzü görmüştük.Çok şükür bu zamana kadar hiç hastalanmamıştı.Doğduğundan beri çok doktor değiştirdik.Hiçbirinden memnun kalmadım.Hatta bir tanesinin ihmalkarlığı yüzünden çocuğumun vücudu aşırı susuz kalmış bir gece hastanede yatmak zorunda kaldı.5 şişe serum yedi yavrum.Elinin üstü mosmor oldu.Kulaklarını çok çınlattım o doktorun.
Nihayet sonunda istediğim gibi bir doktor buldum.Beyaz önlüklülere karşı alerjisi olan Ece'yi muayene etmeden önce kendisine alıştırmak için epey uğraştı kadıncağız.Çok ilgili ve güler yüzlüydü.Önce birlikte boyama yaptılar sonra da kulağın nerede,burnun nerede vs gibi sorularla yavaş yavaş muayene etti.İlk defa Ece ortalığı yıkmadan muayene oldu.İştahsızlık ve yemek seçme sorunumuz had safhada.Zorla yedirme ve sakın elinde tabak peşinde koşturma dedi.Yemek yaparken yanında dursun ve sana yardımcı olsun.O yemek için verdiğin emeği görsün dedi.Sonra yavaş yavaş yemeğe başlayacaktır.Bakalım deneyip göreceğiz.Her sabah 1 yumurta,kibrit kutusu kadar peynir ve her gün 1 kase yoğurt yiyecekmiş.Peynir ve yoğurttan nefret eden bir çocuk hadi peyniri bir şekilde bir şeylerin içine karıştırıyorum da yoğurt çok zor.Hergün de yoğurt çorbası yapılmaz ki.Geçen meyveli yoğurttan yapılmış bir dondurma tarifi buldum.Hemen yapıp kalıplara doldurdum.Ertesi gün verdim eline.Önce yaşasın dondurma diye pek bir sevindi.Biraz yaladıktan sonra aaaa bu yoğurtmuş öğğğ dedi bıraktı.İşim çok zor.
Haftada 3 gün kırmızı et,2 gün balık,diğer günlerde de bakliyat mutlaka yesin dedi.Bunların hepsini yese adam olurdu zaten dedim çok güldü.Detaylı bir kan tahlili ve idrar tahlili istedi.Onları da aynı gün yaptırdık.O da ayrı bir komedi.Ece'nin elinin üstünden kan aldılar saatlerce elim acıyor diye ağladı ve elinin üstündeki bandı çıkarttırmadı.Benim gibi canı çok tatlı.Sonuçları  yarın götüreceğim.Bu arada Ece dün geceden beri hasta.Tam da eşimle ne güzel hiçbir sorunumuz yokmuş derken nazar değdirdik çocuğa.Nezle oldu.Sabaha kadar ağladı ne kendi uyudu ne beni uyuttu.Şimdi biraz daha iyi gibi.Bir yatıp bir kalkıyor.Aklı oyunda.Bense ayakta zor duruyorum bugün başım çatlıyor ağrıdan.Yarın onu da götüreceğim.Hemogram sonucu sınıra yakın çıkmış ama diğerlerinden bir şey anlamadım.Bakalım doktorumuz yarın  ne diyecek.

3 Eylül 2012 Pazartesi

26.ay

''Ben bebek değilim anne'' Henüz 2 yaşındaki birinden beklenilmeyecek bir itiraz.Ama ediyor işte.Bazen öyle laflar ediyor ki şaşırıp kalıyoruz eşimle.Boyundan beklenilmeyecek sözler çıkıyor ağzından.Kayıt makinası gibi.Her duyduğunu kaydediyor ve hangi kelimeyi nerede kullanması gerektiğini de çok iyi biliyor.Hapşırdığımda çok yaşa diyor mesela.Ya da yemeğini hazırladığımda çok lezzetli anneciğim ellerine sağlık diyor.Biz öğretmediğimiz için birden duyunca çok şaşırtıyor beni.Çok da hoşuma gidiyor.O anlarda kızıma sarılıp onu öpmeye doyamıyorum.Allahım bu nasıl güzel bir mucize.Ben ne kadar şanslı bir kulum diyorum.
Dün sabah ben mutfakta kahvaltı hazırlarken yanımıza geldi ve ''hadi annecim babacım size bir kahvaltı hazırladım''dedi.Biz de peşinden salona gittik.İşte kızımın sofrası
Benim kızımın yaşıtı çocukları olanlar da aynı şeyleri yaşıyorlardır ama herkesin evladı kendine özel.Sanki dünya üzerinde bir tek benim evladım böyleymiş gibi abartıyorum ama beni anladığınıza eminim.Biz anneler için onlar birer mucize.
Nitekim bu küçük mucizeler hep böyle tatlı ve şirin olmuyorlar.Özellikle şu 2 yaş sendromu denen olay beni bezdirdi.2 yaşına girer girmez sanki Ece'ye sihirli bir değnek dokundu.Benim o sakin,sessiz kızım gitti.Yerine huysuz,sürekli ağlayan,inatçı,yemek yemeden yaşayabilen bir kız geldi.
Bu sendromla ilgili çok araştırıp okumuştum.Ama insanın bazen çıldırası geliyor.O hiç durmadan çığlık çığlığa ağlarken benim de oturup onunla ağlayasım geliyor.Çok sinirli bir yapıya sahibim normalde bu yüzden kızıma bağırıp çağırmamak için önce kendi kendimi sakinleştiriyorum.Sonra da onu sakinleştirmeye çalışıyorum.Biliyorum bu günler de gelip geçecek.Sakin ve sabırlı olmak lazım.

Bir de sebepsiz korkular çıktı ortaya.Doğduğunda beri karanlıkta yatan kızım her şeyden korkar oldu.Araştırdım bu da normalmiş.İşin kötü tarafı tam da tek başına uyumaya alışmışken şu korkuları yüzünden yine yanımızda yatmaya başladı.Yavaş yavaş tekrar yatağına alıştırmaya çalışıyorum.

Tuvalet eğitimimiz Ece'nin inadı yüzünden yarıda kalmıştı.Dün ve bugün yanıma gelip tuvalete gitmek istediğini söyledi.Sanırım kaldığımız yerden devam etmenin zamanı geldi.

2 yaş kontrolü ve aşı için doktora gideceğiz.Hemogram,kalsiyum,fosfor vs seviyelerinin kontrolü için genel bir tahlil yaptırmak istiyorum.En son 18 aylıkken yaptırmıştık.İnşallah kansızlık çıkmaz.

10 Ağustos 2012 Cuma

Organik alışveriş

Ece tam bir bal hastası.Kahvaltı da bal yoksa masaya oturmaz küçük hanım.Son günlerde piyasadaki ballar üzerine o kadar kötü haberler çıktı ki artık bal firmalarının hiçbirine güvenemez oldum.Dün internette dolaşırken Organik Anne'nin bloğunda rastladım City Farm'a.Hemen sitesine girip incelemeye başladım.Oldukça güvenilir geldi.Üstelik İstanbul'un her semtine,özel soğutuculu araçlarla ücretsiz olarak teslimat yapıyorlar.Siparişlerimi verdim.Biraz önce getirdiler ürünlerimi.Ece yumurtaları ve balı görünce çok sevindi.
Yarın ilk iş kızıma,yine Organik Anne'nin bloğunda tarifini verdiği zencefilli pekmezli kurabiyelerden yapmak olacak.

7 Ağustos 2012 Salı

Süslü kızım

Ben oje sürerken yanıma gelip ''beni de süsle anne'' diyen kızımı kırmayıp ona da oje sürdüm.Gördüğü herkese ''baakkk anne beni süsledi'' deyip durdu.İnsanın kızının olması bambaşka bir duyguymuş.Bunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Eşimin yorumu  ''bunlar 1 idi şimdi 2 oldular,yandım ben'' oldu.Başa gelen çekilirmiş ne yapalım aşkım:)


30 Temmuz 2012 Pazartesi

2 yaş partisi

Kuzumun doğum günü partisinin üzerinden tam 1 ay geçti.Ben anca fırsat bulabildim yazmaya.Yazmasam unutulup gidecek herşey.
Benim küçük kızım artık 2 yaşında.Malum 2 yaş sendromuna da girmiş bulunmaktayız hayırlı uğurlu olsun.O da ayrıca uzun uzun anlatılacak bir mevzu.Zira evde durumlar pek fena.
Gelelim kuzumun 2 yaş partisine.Günler öncesinden konseptimizi belirlemiştim.Hello kityli olacaktı herşey.Hatta tüm süslemeleri hazırlamıştım.Ancak son dakikada babamız pastayı kızımızın isteği üzerine pepee'li yaptırmaya karar verdi.Bana da ok demek kaldı.Pastayı gören Ece sevinçten havalara uçtu.İyiki eşimi dinlemişim.İşte partimizden birkaç kare
Annesi ve babasının birtanesi


Misafirlerimiz için hazırladığım küçük çerçeveler


pastamız



11 Temmuz 2012 Çarşamba

Tatil

Herkesin olduğu gibi benim de bu sıcaklarla başım belada.Canım hiç birşey yapmak istemiyor.Yazılacak bir sürü şey birikti yine.Epey olmuş yazı yazmayalı.Bu süreçte biz tatile gidip geldik.Kızımın doğum gününü kutladık vs vs Hepsini ayrı ayrı postlarda anlatacağım inşallah.
15 gün önce Altınolukta tatildeydik.İnsanın hiç dönesi gelmiyor açıkcası.İstanbul'a geldikten sonra iki gün adapte olamadım.Annemlerle birlikte tatil yapacağımız için ev kiralamaya karar verdik.İnternette kısa bir araştırma sonucu Altınoluk ve Güre arasında Serhattepe'de çok güzel bir villa buldum.Denize nazır kocaman bir terası vardı.Manzaraya bayıldık.


Eşim gider gitmez terasa Ece hanıma özel bir hamak kurdu.Havuzunu da yanımızda götürmüştük.Onu da doldurup içine ördeklerimizi attık.
Denize girmek için Güre'yi tercih ettik.Körfez tatil köyünün önünde bir plaj var.Diğer yerlere göre daha güzel.Üstelik ağaçlık olması da tercih sebebimiz oldu.Annem denize girmediği için ağaçların altında Ece'yle ilgilendi ben de rahat rahat denize girmiş oldum.
Geçen yıl denizden zor çıkarttığımız sevgili kızım bu sene huysuzluk yaptı.Ne yaptıysak onu denize sokamadık.Korkmuş kuzum benim.Kumlarla oynamayı tercih etti.Denizden korkunca havuza da girmedi.Ördeklerini yüzdürerek vakit geçirdi.
Biz eşimle tatilde gezmeyi,yeni yerler görmeyi daha çok seviyoruz.Bütün gün şezlonga uzanıp güneşlenmek bize göre değil.Genelde sabahtan denize girdik.Öğleden sonra da gezdik.İlk önce Şahindere kanyonuna gittik.Oksijen deresi olarak da bilinen bu yer astım hastaları için birebirmiş.Bölgenin hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken,denizden aldığı iyot kokusunu dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi yapıyormuş.Derenin suyu ise buz gibi.İçinde uzun süre kalamıyorsunuz. Ece'nin hasta olmasından korktuğum için onu hiç sokmadım.
Diğer günlerde de Altınoluk köyü,Ayvalık-Şeytan sofrası,Cunda adası,Hasan boğuldu-Sütuven şelalesini gezdik.7 gün bize yetmedi.Çocukla olunca rahat rahat gezilemiyor maalesef. Her gittiğimiz yerde Ece'nin peşinde koşmaktan eşim bitap düştü.Neyse ki çok fazla huysuzluk yapmadı.Tatilimizin en güzel tarafı ise Ece'nin tatil boyunca erken saatte kendi kendine uyuması oldu.Kaz dağlarının mis gibi havası kuzuma da iyi geldi.Annesini uyku konusunda hiç üzmedi.İstanbul'a dönünce herşey eskiye döndü maalesef.
Tatilimizden birkaç kare;
Cunda güzeli


şeytanın ayak izi

Ayvalık-şeytan sofrası

Gömeç-Atatürk kayalıkları

Sütuven şelalesi


28 Haziran 2012 Perşembe

İyiki doğdun canım kızım

Canım kızım,

Tam 2 yıl önce bu saatlerde seni ilk kez kucağıma aldığım an hayatımın bu denli değişeceğini tahmin edemezdim.Sen bir anda hayatımın merkezi oldun.Seninle nefes alıp vermeye başladım.Yaşama sevincim,neşe kaynağım,kıymetlim,herşeyim...Senin için ne söylesem az.Kelimeler yetmez seni anlatmaya.
''Anneciğim ben seni çok sevdim'' dediğin an dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum.Seni bana verdiği için Allah'a hergün şükrediyorum.İyiki varsın bebeğim.
Allah şansını da,bahtını da güzel kılsın.Yüzündeki gülücük hiç kaybolmasın.
Doğum günün kutlu olsun kızım.

                                                 Seni çok çok çok seven                                                                                    
                                                            Annen                                                                       

8 Haziran 2012 Cuma

Ece'yle gezmelerdeyiz

Dün Ece ile birlikte kuzenim Pervin'i ziyarete gittik.Pervin daha önceki yazımda bahsettiğim Nehirciğimin annesi.Birkaç arkadaşımız ve çocukları da gelince Ece çok mutlu oldu.Henüz birlikte oyun oynamayı bilmese de  yaşıtlarıyla bir arada olmaya bayılıyor.
Ece ve Poyraz
 Dönüşte oyuncakçıya uğradık.Bu hayvancıkları görünce hemen aldım.Eşimle Ece'ye ''Ali babanın çiftliği'' şarkısını öğretmiştik.Bu çiftlik hayvanları da iyi denk geldi.Şimdi onları tek tek dizip birlikte şarkı söylüyoruz ve çok eğleniyoruz kuzumla.

6 Haziran 2012 Çarşamba

23.AY

Benim güzel kızım 23 aylık oldu.Bu ay itibariyle boyu 80 cm,kilosu da 10 kg.Ocak ayından beri kilosu aynı.Doğru düzgün yemiyor ki kilo alsın.Neyse ki sağlıklı bir çocuk.Doğumgününden sonra 2 yaş kontrolümüz var.Bakalım doktorumuz neler söyleyecek.
Tuvalet eğitimi konusunda epey yol aldık.Tuvaletinin geldiğinin farkında.Bende hemen lazımlığına oturtuyorum.Ancak henüz bezini çıkarmadım.10 gün sonra tatile gideceğiz.Orada bezi bıraktırmayı planlıyorum.Memeden ayırma çalışmalarını ise biraz zamana yaydım.Birden kesince çok huysuzlandı.Başedemez oldum.Sağolsun eşimden de gece uyutma konusunda pek fayda görmediğim için yavaş yavaş ayırmaya çalışacağım.En azından gündüz emzirmeyi kestim.
Konuşması da ilerledi.Bir kelimenin doğrusunu söyleyebilmek için defalarca tekrarlıyor.Bu aralar favori kelimesi ''başardım''
Geçen gün ikili puzzle aldım.Başta biraz zorlandı.Epey bir uğraştıktan sonra parçaları biraraya getirip takmaya başladı.Taktığı her parçadan sonra başardım diye bağırıp havalara zıpladı.O mutlu olunca ben iki kat mutlu oluyorum.







22 Mayıs 2012 Salı

Zeynep Ece'den haberler

Epeydir bilgisayarın başına oturamıyordum.Yazacak o kadar çok şey birikti ki.Unutmadan Zeynep Ece'yle ilgili her şeyi not almaya ve fotoğraflamaya çalışıyorum.
Kuzum, bu günlerde babasının gitarına merak saldı.Bende gitarı onun odasına koydum.Tellerine dokunup ses çıkartmak çok hoşuna gitti.Babası da heveslendi biraz daha büyüsün ona da küçük bir gitar alacakmış.

eceningünlüğü


Geçenlerde bir aktivite yapalım dedim.Kendi hazırladım eşleştirme kartlarından 4 tane meyve resmi seçtim ve Zeynep Ece'nin önüne dizdim.Resimlerde gerçek meyveleri karşılaştırmasını istedim.İlk başta çok ilgisini çekti.Hemen meyveleri resimlerin üzerine koydu.Sonra da eline verdiğim bütün meyvelerin tadına baktı.


Bu da yeni marifetimiz.Küçük hanım kalemi eliyle tutmak yerine ayak parmaklarıyla tutuyor.Hatta geçen akşam resim defterini de önüne koymuş ayağındaki kalemle defteri karalamaya çalışıyordu.Daha neler göreceğim kim bilir.


Bu arada kelime hazinemize yeni inciler ekledik.

durbaa: kurbağa
tözlük: gözlük
mantay: mantar
Poylaz :Poyraz (en yakın arkadaşı)
pitap: kitap

Aklıma geldikçe eklerim.Şimdilik bizden haberler bu kadar.


Benim minik yardımcım


Zaman ne kadar çabuk geçiyor.Daha dün gibi kızımı ilk kez kucağıma alışım.Şimdi bakıyorum da kızım kocaman bir çocuk olmuş.Hatta annesine yardım edecek kadar büyümüş.Artık yemek masasını birlikte kuruyoruz.Tabakları,kaşıkları tek tek taşıyor.Birlikte bezelye ayıklıyoruz.Açıkcası yapabileceğini sanmıyordum.Ama kızım beni şaşırttı.Dağıtmadan öyle güzel ayıkladı ki maşallah kızıma.




Eh o kadar iş yaptıktan sonra biraz da pepee izlesin benim güzel kızım.


16 Mayıs 2012 Çarşamba

Kitaplarım geldi

Anneler gününde kendime bir güzellik yaptım.D&R'ın günün fırsatı köşesinde Debbie Macomber'in Küçük Mucizeler Dükkanı ve Bir Yumak Mutluluk kitapları indirimdeydi.Hemen siparişimi verdim.Dün kargom geldi.Yeni bir oyuncak alınmış çocuk kadar sevindim.


Ev işleri,çocuk,eş vs.sorumluluklarımız derken kendimizi unuttuğumuz çok zaman oluyor.İnsanın arada kendini de şımartması lazım di mi ama?

15 Mayıs 2012 Salı

Meme bittiiiiii

23 aylık emzirme serüvenimizi dün akşam itibariyle sonlandırma kararı aldım.Ece'nin doktoru 2 yaşına kadar emzirmemi tavsiye etmişti.Bende çok şükür sütüm olduğu için emzirdim.Ancak son haftalarda Ececiğim yemek yemeyi bıraktı.Bıraksam saatlerce göğsümde yatacak.Gecelerde bir kabusa dönüştü artık.İki saatte bir emmek için uyanmaya başladı.Karnı aç.Ne beni uyutuyor ne kendisi uyuyor.Bebeklik günlerine geri döndük.Bende isyan bayrağını çektim.
En büyük hatam kızımın emerek uyumasına izin vermekmiş.Yaşaya yaşaya öğreniyor insan.Dün gece meme vermeyince tabi kıyamet koptu.Meme öğğğğ oldu dedim.Neyse ki ikna oldu.Ama gel de uyut uyutabilirsen.Ayakta sallanmayı da hiç sevmiyor.Tam iki saat savaş verdik.Nihayet ayağımda bayıldı.Gece birkaç kez kalktı.Karnı aç olduğu için uyku arasında emzirdim yine dayanamadım.
Bugün yine girişimlerde bulundu.Öğğ olmuş kızım deyince geri çekildi.Tabi bu arada uyku saatlerimiz de şaştı.Öğle uykusuna inatla yatmayan Ece hanım 1,5 saatlik bir savaşın ardından biraz evvel uykuya yenik düştü.Bende sinirler laçka olmuş durumda.Çünkü 1,5 saattir bağıra çağıra ağladı.Sabır Allahım sabır...

                                                     

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Nehir'imin doğumgünü


Bugün Nehirciğimin doğumgünüydü.Nehir kuzenimin kızı.Ayrıca benim minik prensesimin isim ablası.Ben henüz 5 haftalık hamileyken gelip karnıma başını yaslamış ve ''teyze bebek kız olcak adı da Ece olcak'' demişti.Küçük çocukların kalbi temiz olur bazı şeyler içlerine doğarmış.Biz de bebeğimizin kız olduğunu öğrenince bu minik meleği kırmadık kızımıza Ece adını koyduk.Ben bir de Zeynep adını ekledim.Zeynep Ece oldu.
                                                                   Prensesimiz Nehir

Malum haftasonu herkesin işi olduğu için partiyi dün yaptık.Nehirciğim 6 yaşına girdi.Bütün minikler bir aradaydı.Allahtan hepsi çok iyi geçiniyor şimdilik.Güzel güzel oynadılar.Biz de kuzenim ve arkadaşlarımla rahat rahat dedikodu yaptık.
Güne Melisa damgasını vurdu.Melisa, Nehir'in kız kardeşi .Ece'den 1 ay küçük.Daha Nehir pastanın mumlarını üflemeden o söndürdü.Sonra pastayı bir güzel parmakladı.En son gördüğümde kısır tabağını ele geçirmişti.


Ve işte benim prensesim.

Çorap düşmanı

Bu çocuklar neden çorap giymeyi sevmezler.Ben giydiriyorum o çıkartıyor.Günde 10-15 kez çorap kavgası ediyoruz.Bulmayayım diye bir de aklınca saklıyor cadı.Hiç ummadığım yerlerden minicik çoraplar çıkıyor.Bıktım valla elimde çorap bu kızın peşinde koşmaktan.Siz bunları okurken ben gidip şu ayakları ısırayım:))


11 Mayıs 2012 Cuma

Yaramazlıklara da başladık

Benim küçük kuzum bugün yine formundaydı.Gündüz alışverişe çıkmıştık.Yarın kuzenimin kızının doğumgünü.Ona hediye alacaktık.Alışverişi tamamlayıp eve döndüğümde resmen pestilim çıkmıştı Ece'nin peşinde koşmaktan.Gelir gelmez de yemeği yapayım dedim.Ece'de resim defterini almış benden kalem istedi bende sesi çıkmasın diye verdim.Uzun bir süre oyalandı.Bende rahat rahat işlerimi bitirdim.
Akşamüstü dişçiye gidecektim Ece'yi anneannesine bıraktım.Allahtan işim kısa sürdü yarım içinde döndüm.Kuzum pek neşeliydi.Dedesine ve dayısına şarkılar söylemiş.Babam onları anlatırken bir ara gözüm Ece'nin tişörtüne takıldı.Mavi bir leke vardı.Tişörtü çıkarmamla çığlık atmam bir oldu.Tişört,atlet,eşofmanın bel kısmı hepsi mürekkep içindeydi.Benim akıllı kızım kalemi koynundan içeri atmış.O da bir güzel akmış.Hemen banyoya sokup soydum.Bir baktım göbüşü de masmavi.O kadar sabunlamama rağmen yine de birazcık leke kaldı.Fazla da bastırıp canını yakmak istemedim.Akşam akşam bir sürü iş çıkardı başıma.Makinam yanımda olmadığı için üzüldüm.O halini fotoğraflayamadım maalesef.
Büyüdükçe daha neler göreceğiz kimbilir.

1 Mayıs 2012 Salı

Eğitim sistemi üzerine bir araştırma

Eğitim sistemimizle ilgili tartışmaların yoğunlukta olduğu bir dönemde her anne gibi benim de kafam karışmış durumda.Kızım henüz küçük ama zaman çok çabuk geçiyor.Diğer ülkelerin eğitim sistemleri nasıl acaba derken bu konuda en başarılı ülkenin Finlandiya olduğunu öğrendim.Hatta Finlandiya'da eğitim turizmi bile oluşmuş bu sayede.Okuduğum şeylerden sonra açıkcası çok imrendim.Keşke bizim ülkemizin de eğitim sistemi bu kadar güzel ve kaliteli olsaydı.