23 Eylül 2013 Pazartesi

Tatilimiz-1

Eşimle balayımızdan bu yana hiç başbaşa tatile çıkamamıştık.30 Ağustos'ta 1,5 gün resmi tatil ilan edilince eşimde 2 gün fazladan izin almış.Kızımızı bırakmaya kıyamadığımızdan hemen 3 kişilik bir tatil planı yaptık.Çekirdek aile olarak çıkacağımız ilk tatil olacaktı bu.Fazla düşünmeden İzmir-Gümüldür'e gitmeye karar verdik.Resmi tatil haftasonuyla birleşince birçok otel dolmuş.Nihayet Club Cactus Paradise'da boş yer bulduk.
Salı gününden atladık arabamıza önce Balıkesir'e babaannemize uğradık.Oradan da ver elini İzmir.Otelden çok memnun kaldık.Çocuklu aileler için oldukça rahat.Ece için odaya hem park yatak hem de tek kişilik bir yatak koymuşlar.Ece hemen park yatağın içine girdi.Ben bavulları boşaltıncaya kadar oynadı.



İşim bitince kendimizi hemen denize attık.Deniz süperdi amma velakin Ece'nin yine inadı tuttu.Suya sokmamızla çıkarmamız bir oldu.Bir de havuzda şansımızı deneyelim dedik.Neyse ki çocuk havuzunu çok sevdi.Saatlerce sudan çıkaramadık.




Sıra yemeğe gelince yine iştah yok.Anneannesiyle birlikteyken yemeğini çok güzel yiyormuş.Bize gelince inadı tutuyor.Hiç bir zaman yemesi için ısrarcı da olmadım.Neden böyle yapıyor anlamıyorum.Canı isterse yedi istemezse zorlamadım bende.

Ece'nin çok eğlendiğini görünce gündüzleri havuz başında geçirdik.Akşamları ise İzmir'i dolaştık.Şansımıza İzmir fuarının açılışı varmış.Fuar alanını biraz dolaştık tamamını gezmek için bir gece yetmezmiş.Hele ki yanınızda huysuz bir çocuk varsa.Özellikle karadenizliler sokağına giremedim aklım kaldı.Çocuk bari eğlensin dedik lunaparka girdik.Aşırı kalabalık ve yüksek müzik sesi korkuttu kızımı.Birkaç oyuncağa bindi ve gidelim diye tutturdu.Biz de geri otele döndük.









3 Ağustos 2013 Cumartesi

Ece'm 3 yaşında

Benim küçük prensesim 28 Haziran'da 3 yaşını doldurdu.Her sene olduğu gibi  tüm aileyi ve arkadaşları topladık.Çocuk sayısı da fazla olunca Ece çok mutlu bir akşam geçirdi.Bir yaş daha büyüdüğü için bu sene daha bilinçliydi.Yaşasın bugün benim doğum günüm diye dolandı bütün gün.Pasta üfleme provaları yaptı kendince.Hatta hediyelerini bile artık kendi açmaya başladı.Onun gözlerindeki mutluluk eşimİ de, beni de fazlasıyla mutlu etti.
Gelelim partimize.Ece uğurböcekli pasta istiyorum deyince partimizin konsepti belli oldu.Annemle birlikte tütü etek hazırladık.Babası da aksesuarlarını alıp bize sürpriz yaptı.İşte küçük uğurböceğim.



İYİ Kİ DOĞDUN YAVRUM.ALLAH ŞANSINI DA,BAHTINI DA GÜZEL EYLESİN...





26 Haziran 2013 Çarşamba

İşe dönüş ve tuvalet eğitimi

13.05.2013 itibariyle yeniden iş hayatına döndüm.Bu defa daha rahatım çünkü kendi işimi yapıyorum.Bebek ve çocuk giyim üzerine dükkan açtım.Ececiğime anneannesi bakıyor.Başta çok tedirgindim.Durur mu,durmaz mı.nasıl tepki verir diye.Çok şükür tüm korkularım boşa çıktı.Bebeğim bu yeni duruma kolayca uyum sağladı.Gün içerisinde annem yanıma getiriyor,birlikte vakit geçiyoruz.Beni istediği zaman görebileceğini bildiği için sanırım sorun çıkarmıyor.
6 aylık bir deneme süreci verdim kendime.İşler istediğim gibi giderse devam edeceğim ama gitmezse belki yeniden bankaya dönebilirim.Çalışırken ah bir fırsatım olsa da evde otursam diye düşünürdüm.Anladım ki evde oturmak bana göre değilmiş.
Kendimden çok bahsettim.Birazda kuzumdan haberler vereyim.İşe başlama kararı alır almaz ilk iş olarak tuvalet eğitimine başladım.Bir haftalık zorlu bir süreçten sonra nihayet bezden kurtulduk.Ece hanım bizi epey bir zorladı.
geçen yılda birkaç denememiz olmuş ama başarısızlıkla sonuçlanmıştı.Sinyaller vardı ama henüz tam olarak hazır değildi.34 aylık olmuşken ve evde de bez stoğu bitmişken artık bu işi sonlandırmaya karar verdik eşimle.Ara ara ama çocuğu da bıktırmadan çişinin olup olmadığını sorduk.İnatla söylemedi.Gece yatağına işedi.Gece sütünü kestim.Sadece gündüz içiriyorum.Yarım saatte bir lazımlığına oturttuk.Arada bezimi istiyorum diye tutturdu.Bezinin bittiğini ve evde artık bez olmadığını,herkes gibi onunda çişini tuvalete yapması gerektiğini anlattık.Zamanla bezi de unuttu.Eğitime başlayalı tam 1,5 ay oldu.Daha yeni yeni geceleri çişim geldi diye kalkmaya başladı.Çok inatçı çıktı benim kızım kime çektiyse:)
Böylece bebekliğe ait bir dönemi daha sonlandırdık sabırla.

29 Nisan 2013 Pazartesi

Ece'de her çocuk gibi parka gitmeye ve orada vakit geçirmeye bayılırdı.En sevdiği şey dönerek kayılan kaydıraktı.Şimdi ise kızıma bir korku geldi.Kaydırağın tepesine kadar çıkıyor ama kaymıyor.Beni indir burdan diye ağlamaya başlıyor.Ben çıkıp onu oradan indirmek zorunda kalıyorum.Geçenlerde yine kaydırağın    tepesindeyken arkasındaki çocuk çabuk ol deyip itti.Neredeyse düşecekti.Zar zor yakaladım.Sanırım o olayın etkisinde kaldı.Arkasında bir çocuk olduğu zaman çığlık çığlık ağlıyor.Nasıl atlatacağız bu durumu bilmiyorum.



26 Mart 2013 Salı

Yaklaşık 10 gündür anne-kız çok hastayız.Hala da tam anlamıyla iyileşmiş sayılmayız.Ben zatürre olmuşum.Ece de boğaz enfeksiyonu geçiriyormuş.Dün gece yine sabahladık.Çok ateşlendi yavrum.Sabaha kadar ateşini düşürmek için uğraştık.Zaten olmayan iştahı hepten kesildi.Bütün gün aç geziyor.İlaçlarını bile içirmekte zorlanıyorum.
İnşallah en kısa sürede iyileşirsin kuzum.Bu halini görmeye dayanamıyorum.




7 Mart 2013 Perşembe

Ece'yle aramızda geçen küçük bir diyaloğu unutmadan not düşeyim.

Ben: Ece hadi bebeğim çorban hazır.Bak sana beyaz çorba(yoğurt çorbası) yaptım.
Ece : Beyaz çorba istemiyorum.Kırmızı (mercimek çorbası) yapsaydın.
Ben: Kırmızı çorba yok.Ne yapalım?
Ece: O zaman Kaptan Mack'i çağıralım anne.
Ben: ?!?!

Hala aklıma geldikçe gülüyorum.



Bütün kış evde oturmaktan o kadar çok sıkıldık ki geçenlerde güneşi görür görmez kendimizi deniz kenarına attık.Annem,Ece ve ben Üsküdar'a gittik.Biz deniz kenarındaki çay bahçelerinden birinde oturup çayımızı yudumlarken Ece'de keyfince koşuşturup durdu.Sonra bir kedi bulmuş onunla sohbet etti.

-meyaba kedi.senin adın ne?
-hımmmm miyav mı
-benim adım Zeynep Ece.
-baaaak bu da beni annem.senin annen nerde
........

Uzuuuun bir süre bıdır bıdır bir şeyler konuştu kediyle.Zavallı kedicik kaçmaya çalışsa da ne çare.Ece'den kurtulamadı.Ben pek kedi ve köpeklere dokunamam.Ece babasına çekmiş bayılıyor kedilere.İzin versem eve de kesin bir kedi alırlar.
Nihayet kedicik bir yolunu bulup kurtuldu Ece'den.Biz de hava serinlemeye başlayınca eve döndük.
Bu küçük kaçamak üçümüze de çok iyi geldi.






12 Şubat 2013 Salı

Kartopu oynadık

Yine yazacak çok anımız birikmiş.Vakit oldukça herşeyi ayrı ayrı yazacağım inşallah.

Geçen yıl kar yağdığında Ece çok hastaydı.Dışarı çıkamamıştı yavrum.Pencereden sokakta kartopu oynayan çocuklara bakıp bakıp ağlamıştı.Çok şükür bu defa hasta değildi.Gündüz kar yağdığını görünce çok sevindi.Karlarla oynayalım anneciğim diye tutturdu.Biz de akşam eşimle birlikte Ece'yi dışarı çıkardık.Hep birlikte kardan adam yaptık.Ece minicik elleriyle bize kar atmaya çalışsa da pek başarılı olamadı eldivenlerden dolayı.Yine de çok eğlendik.
Yarın yine çıkalım anneciğim olur mu? Ben de tamam demiştim ama ertesi sabah bir baktık karlar erimeye başlamış.İstanbul'da artık kar görmek zor oldu.Sanki hep sonbahar.Bir daha ne zaman kar yağar bilinmez.İnşallah yine yağar.Biz oynamaya doyamadık.


Pilates güzeli

Her yaşta spor şart.Biz de kızımla birlikte sabahları  pilates yapıyoruz.Yaklaşık 10 dk. güzel güzel hareketleri yapıyor sonrasında işi oyuna çevirip sırtıma çıkmasıyla egzersizlerimiz sona eriyor.Bu fotoğrafları çekeli epey oldu.Albümü karıştırırken buldum.Günlüğümüzde de mutlaka bulunmalı.Güzel anlar bunlar.



Sevgiler...


15 Ocak 2013 Salı


''Anneciğim sen benim bir bitanemsin'' 

Son günlerde duyduğum en güzel söz bu.Sen de benim birtanemsin canım bebeğim...Seni veren rabbime binlerce kez şükürler olsun.




12 Ocak 2013 Cumartesi

Uyku

2,5 senedir ilk kez sırtım ağrımadan rahat bir uyku uyudum.Ece'yi gece yanımda uyutuyorum sonra yatağına götürüp yatırıyorum normalde.Benim küçük kızım emzirme döneminden bir alışkanlık olsa gerek sabah saat 5 oldu mu mutlaka uyanır ve yanıma geri gelir yatar.Bir de çok deli yattığı için sabah sırt ağrısıyla uyanırım.Bu sabah da saat tam 5 de ağlamaya başladı.Ben de gidip kucağıma aldım ve kendi yatağıma yatırdım.5 dk sonra ben yatağımda uyumak istiyorum deyip geri odasına gitti ve mışıl mışıl uyudu.Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.Tüm eziyetine rağmen kızımın kokusuyla uyumaya çok alışmışım.Bu sabah uyandığımda yanımda yoktu.
Bakalım bu gece ne yapacak.

11 Ocak 2013 Cuma

Puzzle aşkı

Bizi tanıyanlar puzzle yapmayı ne kadar çok sevdiğimi bilirler.Bu sevgimi kızıma da aşılamış olmaktan çok mutluyum.Oyuncakçıya yada kırtasiyeye gittiğimizde mutlaka bir ahşap puzzle alıyoruz.Fotoğraftakiler ilk aldıklarım.


Ece, ara sıra çıkarıp bunlarla oynamaktan büyük zevk alıyor.İlk olarak tek parçalı olanlarla başladık.Daha sonra 2 parçalı olanları aldım.Balıklı olanın oltası da var.Balıkları yerleştirdikten sonra balık tutmaca oynuyoruz.Yılbaşında annem (Ece'nin deyimiyle)çufçuf trenli 12 parçalı bir puzzle almış.Eşimle yapabilir mi acaba diye tereddüt ettik.İlk başta biraz zorlansa da rahatlıkla yaptığını görünce eşim dün akşam 24 parçalı almış.Maşallah onu da yapıyor.





Sevgili eşim beni de unutmamış.Bana da 2000 parçalı puzzle almış.Bu arada meraklılarına duyurulur.A101 yine puzzle getirmiş.





31 Aralık 2012 Pazartesi

Mutlu yıllar


Sevgili blogger dostlarım,

Yeni yıl hepinize sağlık,mutluluk ve bol şans getirsin.Tüm dilekleriniz gerçek olsun.Ece'den hepinize kocaman öpücükler...

21 Aralık 2012 Cuma

Kış günü dışarı çıkamıyorsak, aktivite yapalım

Bu hafta Ece hasta olduğu için hiç dışarı çıkarmadım.Malum havada buz gibi.Sıkıntıdan ne yapacağını şaşırdı.Onu biraz eğlendirmek için aktivite dosyamızdan bir şeyler yazdırayım dedim aksi gibi yazıcı arızalandı.İş başa düştü.Biraz araştırıp bu aktiviteyi  buldum.Hemen gidip kağıt makası ve renkli elişi kağıtları aldım.İşte Kes-Yapıştır aktivitemiz:

Birkaç gündür uğraşmamıza rağmen Ece henüz makas tutmayı öğrenemedi.Bu yüzden şimdilik ben kesiyorum o yapıştırıyor.

Aktiviteleri genelde çok beğenerek takip ettiğim Tarçınlı Kurabiyem ve Montessori Eğitim bloğundan not alıp vakit buldukça uygulamaya çalışıyorum.

Bu da bir başka çalışmamız;



Önce bulutu çizip kestim.Sonra mavi elişi kağıdından bir kaç tane yağmur damlası kestim.Ben bunlarla uğraşırken Ece'nin boş bir kağıda yağmur damlaları çizdiğini farkettim.Verdim eline kalemi onları boyadı ve teker teker hepsini yapıştırdı.

Evimizin bir köşesinde bulutlarımızı sergiledik.Akşam babası geldiğinde elinden tutup ona yaptığı bulutları gösterdi.

Her zaman söylüyorum şu bloglar iyiki var.Bu sayede çok şey öğreniyorum ve öğretmeye çalışıyorum.



6 Aralık 2012 Perşembe

İnatlaşma dönemi


2 yaş sendromunun tavan yapmış olduğu bir dönemdeyiz.Güne çorap kavgasıyla başladık.Bir ayağına pepeeli diğer ayağına şilalı çorap giyecekmiş küçük hanım.Tuttu inadı.Bende yeter ki çorapsız gezmesin diye tamam dedim.Ve sonuç...Bütün gün böyle gezdi.Çok inatçı ve huysuz oldu.Söylediğim her şeyin tersini yapıyor.

 -Kızım oyuncaklarını dağıtma
 -Hayır dağıtıcam
 -Tamam dağıt kızım
 -Hayır toplıcamm

 -Çorbanı iç Ece
 -Hayır içmek istemiyorum
 -Sakın çorba içme kızım
 -İçiceeeemmm banane

Bütün gün diyaloglarımız bu şekilde.Allah sabır versin bana ve benim gibi annelere...


Kızım abla oldu

Aslında bu yazıyı yazmakta epey geç kaldım kızımızın neredeyse 40'ı çıkacak.Daha fazla gecikmeden bloğumuza bu notu da düşelim.
Görümcem hamileydi ve biz heyecanla doğum için gün sayıyorduk.Nihayet 30 Ekim'de Özgecik aramıza katıldı.



Ece yeni yeni alışmaya başladı Özge'nin varlığına.Epey bir kıskançlık yaptı.Hatta hastane ziyaretinden döndüğümüz gece meme isterim diye tutturdu.Zar zor unutturduk.Onun yanında bebeği kucağımıza alamıyoruz.Anladım ki ikinci çocuk için henüz çok erken.


3 Aralık 2012 Pazartesi

29.ay çocuk gelişimi

Kuzum artık 29 aylık oldu.Bu ayda bakalım neler oluyormuş.

* Bebeğiniz bu ayarlarda; vücudunun parçalarını sayabilir. Renkleri öğrenmeye başlar. Hayali bir arkadaşı olabilir ve bu normal bir durumdur.

Ece, erken konuşmaya başladığı için daha 1 yaşındayken vücudunun parçalarını gösterip isimlerini söyleyebiliyordu.En sevdiği şey boya kalemleri ve resim defteri olduğu için renkleri de erken öğrendi.Bazen var olmayan biriyle konuştuğuna şahit oluyorum.İlk gördüğümde epey endişelenmiştim.Demek ki bu da normalmiş.

*Bebeğiniz bu aylarda her şeyi kendi yapmak ister. Ona izin verin. üstünü çıkarsın, ayakkabılarını çıkarsın. Tişörtünü giyebilmesi için daha zaman var, fakat tam olarak kendi başına giyinmeyi öğrenebilmesi için denemesi gerekmektedir.  

Üstündekileri kendi başına çıkartmayı çok seviyor.Çıkardığında ''bak başardım anne'' diyor.Ayakkabılarını kendi giyip,çıkartabiliyor.

*Bırakın dağıtsın. Kendi başına ellerini yıkamayı öğrenmesi için banyonun dağılması gerekiyorsa, buna izin verin. Bu konularda esnek olun. Fakat örneğin oyun bittiğinde, temizlik ve toplanma gerektiğini de gösterin. Bunu sürecin bir parçası olarak öğretin.  

Dağıtma konusunda oldukça başarılı bir kızım var.Oynamasa bile her şey ortalıkta olacak.Konu toplamaya gelince kaçıyor.Yalnız bir şeye dikkat ettim başkalarının evine gittiğimizde oyuncaklarla oynadıktan sonra hadi gidiyoruz dediğimde hepsini toplayıp yerine koyuyor.Sanırım evde bana güvendiği için toplamıyor.Bu konuda hatalıyım belki ama bende dağınıklığa tahammül edemiyorum.

*O bağımsızlığını ilan ediyor.Her şeyi onun yerine yaparak onu bağımsız değil,bağımlı yaparsınız.18 ve 36 ay arası çocukta ''karşı çıkma eğilimi'' çok baskındır.Her şeye hayır demesi sizi bunaltmamalı.

Bu günlerde en favori sözcüğü HAYIR.Gel de bunalma.

*2 yaşını geçen bir çocuk,arkadaşla birlikte oynamaya ve paylaşmaya henüz hazır değildir.Ona çok kalabalık olmayan bir oyun grubu yaratabilirsiniz.Aynı kişisel özelliklere sahip çocukların bir arada oynama motivasyonu daha yüksek olacaktır.

Ece arkadaşlarıyla oyun oynamayı çok seviyor her zaman olmasa da arada inadı tutuyor oyuncaklarını kimseye vermiyor.Genelde tek olduğu için henüz paylaşmayı bilmiyor.Kendinden büyüklerle oynamayı daha çok seviyor.
Bu arada evde vakit geçirmeyi daha çok sever oldu.Hadi kızım şuraya gidelim dediğimde hayır ben evde kalacağım diye tutturuyor.Evden çıkartmakta çok zorlanıyorum.
Aralık sonu doktor kontrolümüz var.Boyu ve kilosu yaşıtlarına göre en alt seviye de olduğu için doktorumuz arı sütü takviyeli besin desteği vermişti.3 ay kullanın sonra tekrar kontrol edelim demişti.Biraz kilo aldı ama boyunda hala değişiklik yok bakalım ne diyecek.

Alıntı:
http://www.bebekolay.com
http://www.anneysen.com

7 Kasım 2012 Çarşamba

Huysuz kızım

Geçtiğimiz pazar günü eşimin kuzeninin  nişanı vardı.Birlikte Bursa'ya gidecektik.Ece şu sıralar çok huysuz olduğu için onu anneme bırakmayı düşünüyordum.Ancak eşim kızından ayrılmak istemedi ve biz hep birlikte pazar sabahı kahvaltımızı yapıp,öğleden sonra yola çıktık.Ece sabah erken kalktığı için yol boyunca uyudu.Yolda biraz oyalanınca neredeyse geç kalıyorduk.Varır varmaz hemen hazırlanıp salona gittik.Ece uyku sersemi olunca bütün geceyi mızmızlanarak geçirdi.Kucağımdan inmedi.Babasına da gitmemekte  direnince olan bana oldu yine.Ece'yi ilk defa gören akrabalarımız onu sevmek isteyince kıyamet koptu.Herkesi fırçaladı benim cadı kızım.Gece boyunca kucağımda ağlayınca eşimde pişman oldu.Bir dahaki sefere senin sözünü dinleyeceğim dedi.Böylece biz nişandan hiçbir şey anlamadan geri döndük.Neyse ki dönüşte de uyudu da rahat geldik.Bu günden bana kalan şiddetli bir baş ağrısı oldu.

Kuzumun mutlu olduğu bir an


2 Kasım 2012 Cuma

Bizden haberler...

Uzun bir aradan sonra Merhaba.Bayram,iş yoğunluğu vs.derken bloğumu epey boşladım.Ece doğduğunda bankadaki işimden istifa etmiştim.Bebeğimi kendim büyütmek,ilklerini yaşamak istiyordum.İstediğimi yaptım ve bebişimle doyasıya vakit geçirdim.Artık işe dönme zamanı gelmişti.Halen iş arayışına devam ederken evde boş boş oturmaktan sıkılıp bebek şekeri işine girdim.Hatta ilk siparişlerimi teslim ettim bile.Bir işe giriştik bakalım inşallah devamı gelir.Göz atmak isterseniz facebook sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Gelelim bloğumun asıl konusu olan küçük meleğime.Kızım artık 28.aylık oldu.Biz ona özgür kız diyoruz.Zira şu sıralar bağımsızlığını ilan etmiş durumda.Herşeyi kendi başına yapmak istiyor.Hatta geçen gün parka giderken ayakkabılarını kendi giydi.Beceremez sanmıştım ama becerdi.Yemeğini kendi yiyor.Ellerini kendi başına yıkayabiliyor.Kahvaltı masasını hazırlamama bile yardım ediyor.
Kendi yaşıtı çocuklarla oynamayı çok seviyor.Sosyalleşmeye başladı.Ama hala paylaşmayı sevmiyor.Kendi oyuncaklarına kimseyi dokundurmuyor.20'ye kadar sayabiliyor.İngilizce 6 ya kadar saymayı öğrendi.En sevdiği şey resim yapmak.Resim dediğim şimdilik yuvarlaklardan ibaret.Boyama kitaplarının çocuğun yaratıcılığını kısıtladığını okumuştum.Bu yüzden bizde Ece'ye büyük resim defterleri alıyoruz.İstediği gibi çizip boyuyor.Bu ara sürekli gözlük çiziyor.Ama ona sorsanız o gözlük aslında bir adam yada bir ev.Hayal gücü çok geniş.
Öğle uykusu sona erdi.Bu ne kadar doğru bilmiyorum.Tek bildiğim öğle uykusuna yatarsa,gece çok geç yatıyor.Ben de bu yüzden öğlenleri uyutmuyorum artık.
Tuvalet eğitimi için yavaş yavaş sinyal vermeye başladı.Artık çişinin de farkında.Tek sorun yaptıktan sonra anne çişim geldi demesi.Memeden ayırmak daha kolaydı.Açıkcası şu tuvalet eğitimi gözümde büyüyor.
Bu arada bayramı hasta geçirdik.Hava sıcaklığındaki dengesizlik çocukları sağlığından etti.Kimi duysam çocuğu hasta.Bizimki de yeni iyileşti.Allah evlatlarımıza sağlık,sıhhat versin.