29 Nisan 2012 Pazar

Çocuklara Söz Geçirme Sanatı

2 yaş civarında henüz laftan anlamayan,yapma denilen şeyleri inatla yapan bir çocuğum olunca nasıl yaparım da bu dönemi kolaylıkla atlatırım diye bir arayış içindeydim.Derken Gülben'in programı sayesinde pedagog Ali Çankırılı'yı tanıdım.Olaylara yaklaşımı ve tavsiyeleri çok hoşuma gitti.İlk fırsatta hemen kitapçıya koşup ''Çocuklara Söz Geçirme Sanatı'' kitabını aldım ve 3 günde bitirdim.Çok akıcı, insanı sıkmayan basit bir dille yazılmış.Anlatılan konuya ilişkin örnekler de verilmiş.Okumaktan gerçekten keyif aldığım bir kitap.




Merak edenler için ana başlıklar halinde kısaca bahsetmek istiyorum.

  • Çocuk eğitiminde disiplinin ölçüsü ve sınırları
  • Çocuk eğitimde işe yaramayan yol ve yöntemler
  • Çocuklar neden sözümüzü dinlemez
  • Çocuk eğitiminde sorun çözme becerileri
  • Küçük çocuklarda şiddeti ve saygısızlığı önlemede mola yöntemi
  • Baskı yapmadan çocuklarımıza nasıl söz geçirebiliriz
  • Çocuğunuza evet yada hayır demeden önce iyi düşünün
  • Kişilik gelişimiyle annelik tutumunun önemi
  • Kardeşler arası kıskançlık ve başa çıkma yolları

Kitabı okuyup bitirdikten sonra,acemi bir anne olarak kızımla ne kadar yanlış iletişim kurduğumu görmüş oldum.İçeriğinde vermiş olduğu tavsiyeler gerçekten işe yarıyor benden söylemesi.
Henüz okumadıysanız bir göz atın derim.

21 Nisan 2012 Cumartesi

Bahar çarptı beni

Bu aralar bir tembelim sormayın gitsin.Havaların dengesizliği benim de dengemi bozdu.Ne bloğuma ne de kızım için tuttuğum günlüğe iki satır birşeyler karalayamadım.Elim gitmiyor.Bütün gün yatasım var ama nerdeeeee.Zeynep Ece benim tam tersime inanılmaz hareketlendi.Durmak bilmiyor.Bu bahar ikimizi de farklı etkiledi.Rüzgar ve yağmur bitmiyor ki çocuğu biraz parka götüreyim enerjisini boşaltsın.O da evde, varolan enerjisini harcıyor tabi bu arada benim halim harap.Neyse ki iki akşamdır eşim kızına hediyelerle eve geliyor.Geçen akşam pedallı araba almış.Henüz bebeğimin minicik ayakları pedallara yetişemediği için babası bütün gece koridorda arabayla gezdirdi.Bende rahat bir nefes aldım.
Bu akşamda bütün karşı çıkmalarıma rağmen oyuncak motor almış.Zaten bir bisikleti var ,evde fazladan ıvır zıvır sevmiyorum.Her yer tıkış tıkış en sinir olduğum şey.Eşim kızımdan hevesli.Bu gece de onunla eğlendirdi.Uyku saati geldiği için fazla oynayamadılar.
Umarım yarın hava güzel olur da dışarıda birlikte oynarız.
Tembellikten, markete gidip pili bitmiş olan fotoğraf makineme pil almadığımdan fotoğraflarını çekemedim.İnşallah yarın çekip eklerim kızımın en mutlu hallerini.



6 Nisan 2012 Cuma

Blogger anneler birarada

Blog yazan anneleri biraraya toplayan harika bir fikir bu blogger anneler

Bende buradayım ya siz?

   


28 Mart 2012 Çarşamba

21.ay

Ece,bugün tam 21.aylık oldu.Bu ay itibariyle tuvalet eğitimimiz ve memeden ayrılma çalışmalarımız hız kazanacak.İnşallah fazla sorun yaşamadan bu süreci atlatırız.Gerçi bu aralar çok huysuzlaştı.Sürekli mızmızlanıyor,en küçük şeye ağlıyor.İştahı da kesildi.Sanırım bir türlü patlamayan dişinin etkileri bunlar.
Tüm bu olumsuzluklar dışında hareket ve dil gelişimi çok güzel.Artık tutunarak merdivenleri tek başına çıkabiliyor.Dışarı çıktığımızda bebek arabasına oturmak yerine elimden tutup yürümek istiyor.
Dört kelimeden oluşan cümleler kurabiliyor.Öğrenmesi için bir kelimeyi yanlızca bir kere duyması yetiyor.Derdini çok güzel anlatıyor.Sabahları beni pepe şarkılarıyla uyandırıyor bebeğim:) Özellikle ''annem,canıııım annem'' şarkısına bayılıyorum.
Sosyal gelişiminde de ilerlemeler var.Önceden tek başına oyun oynardı şimdi bir çocuk gördüğü zaman hemen yanında gidip ''melaba'' (merhaba) diyor ve onunla oyun oynamak istiyor.
Şimdilerde küsmeyi de öğrendi.Tabi bunda pepenin payı büyük.

Ece'den inciler:

melaba: merhaba
aymut: armut
bil: fil
balık
emmek: ekmek
bal
domtes: domates
top: yumurta
pitap: kitap
şapa: şapka
hamuy: oyun hamuru
aycık :aycık
yıdız: yıldız
ay
düdüt: araba
bambam: babam
anne
hala
dede
annane
leyle : leylek
tedi: kedi


16 Mart 2012 Cuma

Özgürce bir gün

Ece'nin hastalığı,benim hastalığım vs derken bu aralar çok bunaldım.Dün Ece'yi anneme bırakıp alışverişe çıktım.Nasıl iyi geldi anlatamam.Kadınlar için alışveriş yapmak gerçekten bir terapi gibi.Ivır zıvır derken kitapçıya uğramadan edemedim.Elif Şafak'ın İskender kitabını yeni bitirmiştim.Bu defa Sinan Yağmur'un Aşkın gözyaşlarını aldım.





İlk iki kitabını alacaktım aslında ama Boğaziçi kitabevi üç kitabını set halinde oldukça uygun bir fiyata satıyordu.Bende almışken set olarak aldım.Kahvemi alıp kitabımı okumak için sabırsızlanıyorum tabi Ece hanım izin verdiği sürece:))

Bu arada kızıma da Tübitak yayınlarından Kendim Olmaktan Mutluyum kitabını aldım.




28 Şubat 2012 Salı

Aktivitelerimiz








Sonunda bezden kurtuluyoruz

Bugün küçük kızım beni şaşırttı ve tuvalete oturmak istedi.Daha önce birkaç kez oturtmayı denemiştim ancak her defasında bezini çıkartmayı reddediyordu.Bu defa bezi de çıkarttık.Sanırım bay bay kaka oyunumuz işe yaramış olacak ki ece hanım hevese geldi.İnşallah böyle devam eder de tuvalet sorununu kolaylıkla halletmiş oluruz.

17 Şubat 2012 Cuma

0-3 yaş aktiviteler

Ece bu aralar sürekli bizimle oynamak istiyor.Bende her defasında ona farklı oyunlar oynatmak istiyorum.Bunun için oturdum pc başına ve araştırmaya başladım.Çok güzel şeyler buldum.Uzun süredir eşleştirme kartları yapmak istiyordum.


                  homeschoolcreations

Ben bu blogdan çok faydalandım.Meyve sebze resimlerini hemen print edip kartlarımızı yapmaya başladık.

alphabet worksheets
        kidslearningstation

Ayrıca bu sitede de faydalanabileceğim çok güzel materyaller buldum.Okul öncesi eğitim için oldukça güzel faaliyetler.Ben çok beğendim tavsiye ederim.



16 Şubat 2012 Perşembe

Uyku sorunsalı

 Ne kadar çok isterdim erkenden uyuyan bir çocuğum olmasını.Bizim küçük hanım sabah 7'de bile kalksa gece yine geç yatıyor.En kısa zamanda uyku sorununa bir el atmam lazım.Yavaş yavaş bir rutin oluşturmaya başladık.Önce pijamalarını giydiriyorum,sonra kendisi dişlerini fırçalıyor ve yatağına yatıp masal kitabını eline alıyor.Gerçi şimdilik ona kitap okumam pek umurunda olmuyor.Onun ilgisini çeken kitapta yer alan resimler.Bir süre sonra kitabı elinden bırakıp yataktan iniyor.Kucağımda uyumak istiyor.Benim tek hatam memede uyumasına izin vermek oldu.Kıyamadım kuzuma.Şimdi de bu durum alışkanlık haline geldi.Bir an önce vazgeçirmem lazım ama nasıl??? of allahım offff!!!











15 Şubat 2012 Çarşamba

Sevgililer günü

Bugün sevgililer günüydü.Kızımızla geçirdiğimiz 2.sevgililer günümüz.Akşam babamız için harika bir sofra hazırladık.Daha doğrusu ben hazırladım Ece de bana Pepee şarkılarıyla eşlik etti :) Babamızda gelirken hem bana hem de kızımıza gül getirdi.Ece'nin sevinci görülmeye değerdi doğrusu.Babasıyla dans etti.Oynadı zıpladı sonunda erkenden yorgun düşüp uyuyakaldı kuzucuk.

12 Şubat 2012 Pazar

Ece 20 aylık oldu

Uzuuuuun bir aradan sonra yeniden merhaba.Bloğu kuralı epey oldu ancak biraz tembellikten oturup da iki kelime yazamadım.Tembellik de denilmez aslında benimki si zamanı iyi değerlendirememek.Tüm günüm Ece'yle geçiyor.Kahvaltısı,oyunu,öğle uykusu vs derken ne zaman akşam oluyor anlamıyorum.Bu arada ben yazmayalı Ece tam 20 aylık oldu.Bebeklikten çıktı o artık bir abla(kendi tabiriyle aba).Kendi kendine yemek yemeye, oyunlar oynamaya,çizgi film izlemeye,kalemi eline alıp çizzz yapmaya başladı.Daha 3 aylıkken ona resimli küçük küçük masal kitapları almıştık.Kitapları o da bizim gibi sevsin diye.Bu çabamız meyve vermeye başladı.Kızımın en sevdiği şey kitapları.Şimdilik dinlemeye pek sabır gösteremiyor.Tek tek resimlere bakıp ''Bu ne'' diye soruyor.Biz de yüzlerce kez bile olsa sabırla cevap vermeye çalışıyoruz.Herşey minik kelebeğimizin geleceği için.











20 Haziran 2011 Pazartesi

İlk babalar günümüz

Aşkım
Kızımız henüz çok küçük olduğu için onun yerine ben kutluyorum İLK BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN.Sen süper bir babasın.Seni çok seviyoruz.Şenay&Zeynep Ece

İlk adım,ilk heyecan

Küçük prenses, 17.06.2011 Cuma tarihi itibariyle ilk adımını attın nihayet.Akşam halan ve eniştenin de çabaları sonucu iki adım atabildin.Biraz cesaretlensen devamı gelecek. Emeklerken hızına yetişemiyorum bakalım yürümeye başlayınca ne yapacağım.Olsun sen sağlıklı bir şekilde büyü de ben herşeye razıyım bitanem.Seni çooook seviyorum.

16 Haziran 2011 Perşembe

Aramıza hoşgeldin Zeynep Ece'm (28.06.2010,Pazartesi)

Bu sabah saat 09.00'da doktorum Filiz hanım'a kontrole gidecektim.Senin doğmaya pek niyetin yoktu bebeğim.Bu yüzden sürekli kontrol altındaydım.Son günler olduğu için bavulumuz da hazırdı.Bir ay öncesinden hazırlamıştım belki sürpriz yapar erken gelirsin diye.Benden beklenmeyecek bir cesaretle kendimi normal doğuma hazırlamıştım.Herşeyin doğal olmasını istiyordum.Baban başta olmak üzere tüm ailemiz tetikte bekliyorlardı ama sen inatla gelmiyordun.
Annanen ve babanla birlikte bavulumuzu da alıp hastaneye gittik.Artık 40 haftamız dolmuştu.Bugün itibariyle 41.haftaya girmiştik.Bu günden sonrası çok riskliydi.Doktorum Filiz hanımın yanına girdiğimde çok heyecanlıydım.Bir umut belki bugün gelirdin.Filiz hanım beni ultrasona aldı.Bu defa seni göremedim çünkü sen aşağıya inmiştin.Üzüldüm...Filiz hanım sancı sıklığını görmek için beni NST'ye bağladı 20 dk orda kaldım.Hala sancım yoktu.Zaman artık aleyhimize işlemeye başlamıştı.Doktor bana artık riske atamayacağını ve beni bugün sezaryene alacağını söylediğinde heyecandan bayılabilirdim.O an seni kucağımda hayal ettim,içim içime sığmaz oldu.Kavuşmamıza saatler kalmıştı.
Baban yatış işlemlerini yapmak için aşağıya indi.Anneannenle beni kalacağım odaya aldılar.Öğlen 12'de sezaryene alacaklardı.Baban işlemleri tamamlayıp yanımıza geldi.Sonra da babaannenle dedeni almak üzere yola çıktı.Aradan 15 dk.geçmişti ki içeri hemşireler geldi ve beni hemen ameliyata almak için hazırlayacaklarını söylediler.Doğum 2 saat erkene alınmıştı.Herşey birden olunca korkmaya başladım üstelik babanda yanımda değildi.Hemen gelmesi için babanı aradım ama yetişemedi.Beni sedyeye yatırıp ameliyathaneye götürürlerken çok tedirgindim.Bu durum yüzüme yansımış olacak ki anneannen korkmamamı ve dua etmemi söyledi.Son kez ameliyathane kapısında gözgöze geldik beni öptü ve ikimizde ağlamaya başladık.İçeri girince çok korktum.Sonra karnıma dokundum sen oradaydın ve kavuşmamıza çok az kalmıştı.İşte bu bana güç vermişti.Karnıma soğuk bir sıvı sürdüler.O kadar çok üşüdüm ki tir tir titriyordum.Birden doktorumun sesini duydum bana gülümsedi ve korkmamı söyledi.Başlıyoruz dedi ve bana birşey koklattılar.Sonrası derin bir uyku...
Yavaş yavaş kendime gelmeye başladığımda farklı bir odada,bir sedyenin üzerindeydim.Etrafta sesler vardı ama bir türlü gözlerimi açıp kendime gelemiyordum.Birileri fark etmiş olacak ki  yanıma geldi ve uyandı dedi.İyi olup olmadığımı sordu.Ben nerede olduğumu anlamaya çalışıyordum.Zar zor ''Bebeğim'' dedim.Bebeğin çok iyi dediler.İyi olduğunu duyunca rahatladım.Kapıdan çıktığımızda ilk babanı gördüm.Sonra da annemi.Odaya nasıl gittik hatırlamıyorum.Hala tam olarak kendime gelmiş değildim.Onlara da seni sordum.Pamuk gibi bembeyaz yumuk yumuk bir kız,çok güzel dediler.Ben ameliyata girdikten 15 dk.sonra sen doğmuşsun kızım.Senden yarım saat sonra da beni çıkartmışlar.
Ve işte ilk kavuşma anı.Herşeyi tam olarak hatırlamıyorum maalesef.Allah'tan deden kameraya çekmiş.Hemşire seni kucağında yanıma getirdiğinde yaşadığım duyguyu tarif edemem.Sen açlıktan ağlıyordun bense mutluluktan.Hemşire seni emzirmem için kucağıma yatırdı.O sıcaklığını,o kokunu duymak dünyanın en güzel duygusuydu.Artık ''Anne'' olmuştum ve sen kollarımdaydın.Bu müthiş bir şeydi.Sende birgün anne olduğunda bunu anlayacaksın bitanem.
Hemşire seni emzirmem için yardım etti.Henüz sütüm gelmediği için doymadın.Çok üzüldüm.Hastanede kaldığımız iki gece boyunca hep ağladın.Hazır mama verdiler sana.Hemşire kızlar sana pamuk prenses adını vermişlerdi.Seni doyurup,altını temizleyip uyutup yanıma getiriyorlardı sağolsunlar.O iki gece boyunca seni seyretmekten doğru düzgün uyumadım.Baban da bizi bırakıp eve gidemiyordu.O da çok heyecanlı ve mutluydu.Senden ayrılmak istemiyordu.
Sonunda 9 aylık maceramız bitmiş 28 haziran sabahı saat 10.56'da sana kavuşmuştuk bitanem.Babanın gözleri pırıl pırıldı mutluluktan.Artık tam bir aile olmuştuk.
Çok güzel,bembeyaz gerçekten de pamuk prenses gibi bir bebektin.Sana bakmaya kıyamıyorduk.Mucizemizdin sen bizim.Ve artık bizimleydin.Bundan sonra hayatımız bambaşka olacaktı.







Aramıza hoşgeldin bebeğim...

Merhaba

Merhaba,

Kızımın benim yaşamıma kattığı değer tarif edilemeyecek kadar büyük.Birlikte yaşadığımız her saniyeyi aklıma kazımak istesemde insan unutuyor elde değil.Bu sebeple bu bloğu hazırlamaya karar verdim.Her anımızı buraya kaydedeceğim.Böylelikle teknolojinin bu nimeti sayesinde kızıma büyüdüğü zaman çok anlamlı bir hediye vermiş olacağımı düşünüyorum.